müzikal tragedya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
müzikal tragedya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Şubat 2012 Cuma

Sönmüş Yıldızlar (Ankara Devlet Tiyatrosu)

   Woody Allen'dan izlediğimiz üç filmi analiz etmeden önce dün akşam izlediğim, Ankara Devlet Tiyatrosu'nun oyunu, "Sönmüş Yıldızlar"dan bahsetmeden geçemeyeceğimi hissettim.
   Prömiyerini 12 Nisan 2011'de yapan oyunun konusu, Devlet Tiyatroları'nın sitesinde şöyle özetlenmiş: "Tüm halkların trajik halk efsaneleri, mahvolmuş genç hayat öyküleri vardır. Romeo ve Juliet, Yusuf ile Züleyha, Ferhat ile Şirin ve Tatar halkının Server ve İsmail'i... Acımasız kader, bu büyük aşkın da yaşanmasını engeller ve gençlerin yaşamları, gökteki yıldızların söndüğü gibi söner." Detaylı bilgi almak istiyorsanız ya da turneler ve oyunun sergilendiği sahnelerle ilgileniyorsanız buraya göz atabilirsiniz.

    Kerim Tinçuri'nin yazdığı, Albina Garifullina'nın dilimize çevirdiği, M. Raşid Gazudillin yönettiği, 2 saat 10 dk süren 2 perdelik müzikal tragedya türündeki oyunun,  dekor ve giysi tarasımı Sergey Skomorohov'a, ışık tarasımı Ahmet Karademir'e, müzik düzenlemesi Can Atilla'ya, dans düzeni ise Salima Abrahmanova'ya ait. Bir hayli kalabalık bir kadroya sahip olan oyunun öne çıkan oyuncuları, Deniz Yılmaz, Deniz Evin, Can Ali Çalışandemir, Yasemin Karataş, Ayla Alevok ve Pelin Tozkoparan olarak sıralanabilir.

    Gelelim oyunun kıymetli iki detayı olan, ki beni de izlerken ziyadesiyle tatmin etti ve şaşırttı diyebilirim, ödüllerine: 2010-2011 Sanat Kurumu En İyi Sahne ve Giysi Tasarımı (Sergey Skomorohov) ve 2010-2011 Sanat Kurumu En İyi Işık Tasarımı (Ahmet Karademir). Oyunun gerçek anlamda hareketlendiği ve ilk bölümde repliklerden ötürü sıkıcı/abartılı bulunabilecek sahneler, yukarıdaki karelerde gördüğümüz müzik eşliğinde oynanan sahnelere yerini bıraktığında, gerçek anlamda görsel ve işitsel bir şölen haline dönüştü diyebilirim.

    Bir Tatar halk efsanesine dayanan oyunun konusu, birbirine aşık Server ve İsmail'in birbirlerine kavuşmak ve evlenmek için verdikleri mücadeleden gücünü alıyor. Öncelikle oyunun müziklerinin orkestra tarafından pırıl pırıl bir şekilde canlı çalınması ve oyuncuların seslerinin kusursuz oluşu (özellikle de Server rolündeki Deniz Yılmaz'a diyecek kelime bulamıyorum), ışığın, oyuncuların repliklerine göre tasarlanması, zaman zaman tiyatronun o abartılı havasından sıyrılıp, seyircinin konuyu içselleştirmesini kolaylaştırıyor diyebiliriz.

     Her gerçek üstü aşk hikayesinde olduğu gibi, bunda da bir büyücü/kahin vardı elbette. Aslına bakılırsa, bu hikayenin o destansı-masalsı havaya girmesini kolaylaştıranın da yine büyücü kadın olduğunu ve bu büyücü kadının da dinsel mitlerden gücünü alarak, insanları nasıl etkisi altına aldığını fazlaca hissediyoruz. Bunun yanısıra, oyunu izlerken eksikliğini hissettiğim en önemli detay dekorun zayıflığıydı. Eğer müzik ve ışık kullanımının yoğunluğundan dolayı bu detay özellikle atlanmış veya farkedilmeyeceği düşünülmüşse, bence ziyadesiyle farkediliyordu. Çünkü sahnelerin nerede geçtiğiyle ilgili bir kaç cümle geçmese, dekor hikayenin bölümlerinin hangi mekanda geçtiğiyle ilgili fikir vermiyordu.

   Sesi ve fiziksel görüntüsünün güzelliği dışında, muazzam bir oyunculuk sergileyen Server rolündeki Deniz Yılmaz, özellikle oyunun ikinci perdesinde, tüm oyunu akılda bırakacak bir performansa imza atıyor. Oyunun müzikal bölümlerinin sorumluluğunun büyük bir kısmını üstlenen orkestra ise pırıl pırıl, nefis ve oldukça dinamik performanslarıyla göz dolduruyor(Salona girer girmez müziklerin orkestra tarafından canlı çalınacağını gördüğümde açıkçası çok heyecanlanmıştım). 

    Bitirirken; kendimce eksikliklerini hissettiğim ve yukarıda bahsettiğim birkaç konu dışında, kesinlikle izlenilmesi ve vakit ayırılması gerektiğini düşündüğüm bu müzikal tragedya türündeki tiyatro oyunu "Sönmüş Yıldızlar"ın, kendi içerisinde oldukça şaşırtıcı, göze ve kulağa hitap eden detayların bulunduğunu, ayrıca oyunun verdiği sosyal mesajların da kıymetli olduğunu eklemek isterim.
     Sıklıkla görüşmek üzere...
   

   
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...